Speaker
Description
Bu bildiri, Antik Yunan tragedyasına özgü olduğu düşünülen miasma ve katharsis kavramlarını yalnızca dinsel ya da ritüelistik kategoriler olarak değil, dramatik formun işleyişine içkin teknik unsurlar olarak yeniden tanımlamayı amaçlamaktadır. Çalışmanın çıkış noktasını şu iki iddia oluşturmaktadır: Birincisi, miasma, toplumsal düzeni bozan bir bir kirlilik fikrinden çok, dramatik tansiyonun başlangıç noktasıdır ve oyunda krizlere yol açar. İkincisi ise katharsis, seyircide oluşan mistik veya psikolojik bir arınma değil, oyunda krize yol açan miasmatik olayların teknik bir biçimde tahliyesidir. F. Else’nin katharsis yorumu (Else 1957), M. Douglas’ın kirliliği “kategori ihlali” olarak tanımlayan yaklaşımı (Douglas 2017) ve R. Parker’ın miasma–agos ayrımı (Parker 1996) bu iddialarımızı destekleyerek çeşitlendiren bir temel sağlar. F. Meinel, tragedyalarda miasma’nın krizi görünür kıldığını; örneğin Oidipus Tyrannos’ta vebanın, Antigone’de gömülmeyen cesedin, Oresteia’da kan davasının dramatik krizin tetikleyicisi olduğunu belirtir (Meinel 2015). Gustav Freytag’ın beş aşamalı dramatik yapısı (Freytag 1905) ve David Ball’un eylemler zinciri ya da domino taşları yaklaşımı (Ball 1983), bu sürecin dramatik teknik düzeyini açıklar: miasma bir başlangıç ihlali, kriz dorukta yoğunlaşan düğümler ve çatışmalar dizisi, katharsis ise olayörgüsündeki birikimin tahliyesi ya da düzenlenmesidir. Will Storr, bu örüntünün bilişsel düzeyde de işlediğini gösterir (Storr 2020): her hikâye bir “bozulma” ile başlar, kusurlu benlik krizi derinleştirir ve seyircinin düzen arayışı bir cevapla tatmin edilir. Böylece miasma–kriz–katharsis zinciri, ritüelden türemiş bir kalıntı değil, dramatik formun hatta hikayelerin evrensel poetikası olarak kavramsallaştırılabilir. Sofokles’te berrak, Shakespeare’de ertelenmiş, Çehov’da bulanık, Beckett’te çözümsüz biçimleriyle karşımıza çıkan bu yapı, dramatik edebiyatın özüne içkindir.
| Keywords | Miasma, agos, crisis, katharsis, drama |
|---|---|
| oguz.arici@istanbul.edu.tr |