Speaker
Description
Slawomir Mrożek’in Polisler (1958) oyunu, absürd tiyatronun mizahi stratejileriyle otoritenin kriz üretme mekanizmasını görünür kılar. Polislerin varlıklarını sürdürebilmek için sürekli “iç düşman” icat etmeleri, iktidarın meşruiyetini kriz üzerinden kurduğunu gösterir. Bu çalışma, oyunu disiplinlerarası bir perspektiften ele alarak estetik, ideoloji ve gözetim kavramları üzerinden çözümler.
Albert Camus’nün absürd felsefesi, Polisler’deki kısır döngüsel düşman yaratma pratiğini varoluşsal bir saçmalık olarak yorumlamaya olanak tanır. Camus’nün Sisifos Söyleni’ndeki anlamsız emek döngüsü, polislerin zorunlu görevini çağrıştırarak absürdün felsefi boyutunu açığa çıkarır. Slavoj Žižek’in mizahı ideolojinin boşluğunu ifşa eden bir araç olarak gören yaklaşımı ise oyunun ironik yapısıyla kesişir; absürd mizah, iktidarın kırılganlığını ve iç tutarsızlığını sahnede görünür kılar. Michel Foucault’nun disiplin ve gözetim kavramsallaştırması da polislerin kriz üreterek toplum üzerinde denetim kurma çabasını açıklamak için işlevseldir. Kriz burada sadece bir durum değil, iktidarın sürekliliğini sağlayan yapısal bir tekniktir.
Sonuç olarak, Polisler örneği, tiyatronun krizleri temsil eden değil, aynı zamanda krizleri estetik ve politik açıdan çözümleyen bir alan olduğunu göstermektedir. Oyun, absürd mizah aracılığıyla ideolojiyi ters yüz ederken, krizleri disiplin ve gözetim perspektifinden görünür kılar. Böylece tiyatro, krizi anlamak için disiplinlerarası bir yöntem üretir.
| Keywords | kriz, absürd mizah, ideoloji, gözetim, estetik, Mrozek |
|---|---|
| sebnem.telci@kocaeli.edu.tr |