Speaker
Description
Bu çalışma, Türkiye'de 2009-2021 yılları arasında yaşanan üç büyük toplumsal krizin (2009 ekonomik krizi, 2012-2018 göç dalgası, 2020-2021 COVID-19 pandemisi) belirli suç türleri üzerindeki net etkisini, kriminolojik teoriler ışığında karşılaştırmalı olarak analiz etmektedir. Çok değişkenli zaman serisi regresyon analizleri kullanılarak yürütülen araştırma, her krizin suç örüntülerini farklılaştırdığını ortaya koymuştur.
Araştırmanın temel bulguları, COVID-19 pandemisinin suç üzerindeki etkisinin Rutin Aktiviteler Kuramı ile tam uyumlu olduğunu göstermiştir. Pandemi döneminde, sosyal izolasyona bağlı olarak hırsızlık gibi sokak suçları anlamlı düzeyde azalırken (p=0.038), gündelik hayatın dijital ve özel alana kaymasıyla bilişim suçları (p=0.011) ve aile içi şiddet vekili olan kötü muamele (p=0.048) suçları anlamlı şekilde artmıştır.
Yoğun göç dalgasına ilişkin hipotez kısmen doğrulanmıştır. Geçici koruma altındaki Suriyeli sayısındaki artış, beklendiği gibi göçmen kaçakçılığı suçunu çok güçlü bir şekilde artırmış (p<0.001), bu durumun göçmenlerin kırılganlığından faydalanan suç ağlarıyla ilişkili olduğu değerlendirilmiştir. Ancak, göçmen nüfusunun kasten yaralama gibi genel şiddet suçları üzerinde anlamlı bir etkisi saptanmamıştır. Bu bulgu, göç olgusunu genel bir asayiş sorunu olarak sunan yaklaşımları ampirik olarak desteklememektedir.
En beklenmedik sonuç ise Gerilim Kuramı'nın öngörülerinin aksine, 2009-2010 ekonomik krizinin mülkiyete karşı suçları (hırsızlık, yağma) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artırmadığının tespit edilmesidir. Bu durum, kriz anlarında sosyal destek mekanizmalarının ve aile içi dayanışmanın gerilimi azaltıcı etkisine işaret etmektedir.
Sonuç olarak, çalışma her krizin kendine özgü suç dinamikleri yarattığını göstermekte ve politika yapıcıların krize özgü, kanıta dayalı ve proaktif suç önleme stratejileri geliştirmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
| Keywords | kriz, suç, göç, pandemi, Türkiye |
|---|---|
| nedimhavle@yahoo.com |