Speaker
Description
Güncel kültürel ve toplumsal değişimler, annelik deneyimini derinden dönüştürmektedir (Tummala-Narra, 2009). Günümüz “yoğun annelik” (intensive mothering) ideali, zaman, enerji ve ekonomik kaynakların neredeyse sınırsız biçimde çocuğa adanmasını talep etmektedir (Ennis, 2014). Çocuk gelişiminde annesel duygusal bakımın aşırı vurgulanması, psikoloji el kitapları ve uzman görüşlerinin yoğun şekilde takip edilmesine yol açarken, bu kaynaklar çoğu zaman mükemmel anne ideallerine ulaşma baskısını artırmaktadır (Mathelin, 2015). Artan coğrafi hareketlilik ve değişen aile yapıları, annelerin geleneksel geniş aile desteğine erişimini kısıtlamakta; bu durum anneleri çocuk bakımı ve duygusal ihtiyaçlar için aile dışı resmi hizmetlere veya çevrimiçi destek ağlarına yöneltmektedir. İnternet ve sosyal medya aracılığıyla bilgiye sınırsız erişimin mümkün hale gelmesi, annelik deneyimini hem destekleyen hem de zorlaştıran yeni dinamikler yaratmaktadır. Sosyal medyanın idealize edilmiş annelik temsilleriyle sürekli karşılaşmak, annelerin kendilerini bu örneklerle kıyaslamasını güçlendirmektedir. Annelik aynı zamanda kimliğin yeniden örgütlendiği bir dönem olduğundan, kadınlar profesyonel kimlikleri ile bakım verme rolleri arasında çelişkili kültürel beklentilere maruz kalmaktadır. Son olarak, medyada travmatik içeriğe sıklıkla maruz kalmak annelerde çocukları ile ilgili kronik bir güvenlik kaygısı yaratmaktadır. Bu çalışmada, çağdaş anneliğin tüm bu değişimler nedeni ile nasıl yoğun bir duygusal gerilim alanı haline geldiği literatür ışığında anlatılacak ve bu krizin merkezinde yer alan annesel yetersizlik, suçluluk ve çiftedeğerlilik deneyimleri tartışılacaktır.
| Keywords | annelik, toplumsal değişimler, yoğun annelik ideali, teknoloji |
|---|---|
| ozguntaktakoglu@gmail.com |