Speaker
Description
Türkiye'de son dönemdeki sosyoekonomik kırılganlıklar ve artan belirsizlik, göçü çiftlerin ortak ruhsal alanını yeniden yapılandıran merkezi bir gerilim haline getirmiştir. “Kalmak mı, gitmek mi” ikilemi, yalnızca coğrafi veya finansal bir karar olarak değil, çiftin öznelerarası alanını istikrarsızlaştıran bir ilişki krizi olarak da işlev görmektedir. Partnerler yeni bir sosyo-kültürel ortamda yol alırken, ortak duygusal dünyalarının tutarlılığını zorlayan dış baskılar ve içsel bozulmalarla karşılaşmaktadırlar. Bu çalışma, göçün çiftlerin öznelerarası alanını nasıl istikrarsızlaştırdığına dair psikanalitik bir analiz sunmaktadır.
Bu kapsamda, mevcut çalışma, partner seçimi, yansıtmalı özdeşleşme, bilinçdışı sözleşmeler ve ittifaklar ve üçüncülük üzerine psikanalitik literatüre dayanarak, göçün tetiklediği kayıpların (aile, kültür, dil, kimlik ve topluluk) dış nesnelerin ötesine uzandığını ve her bir partnerin içsel nesne temsillerini derinden etkilediğini savunmaktadır. Göç, çiftin ruhsal dengesini sürdüren bilinçdışı anlaşmaları ve ortak savunma yapılarını sarsar ve bu nedenle fantezilerin, rollerin ve ilişkisel beklentilerin yeniden müzakere edilmesini gerektirir.
Bu bakış açısıyla, göç, ilişkisel dinamiklerin yeniden yapılandırılmasını gerektiren çok katmanlı bir kriz olarak kavramsallaştırılabilir. Bu çalışma, yas tutma, farklılaşma ve karşılıklı tanıma süreçlerinin çiftlerin bu krizi bir gelişim fırsatına dönüştürmelerini sağlayabileceğini vurgulamaktadır. Böylelikle göç, yalnızca sosyopolitik bir olay olarak değil, çift ilişkisinin örgütlenmesi ve terapötik müdahale açısından derin bir ruhsal çalışma alanı olarak yeniden konumlanmaktadır.
| Keywords | göç, psikanaliz, psikanalitik çift terapisi, çift dinamikleri, kriz |
|---|---|
| hulyaergunn@gmail.com |