Speaker
Description
Covid-19 salgınının üzerinden yaklaşık üç yıl geçmesine rağmen özellikle sahne sanatları alanında kriz farklı boyutlarda giderek daha da derinleşmektedir. Devletten ya da belediyelerin desteği olmadan ayakta kalmaya çalışan tiyatro toplulukları zaman zaman farklı boyutlarda, özellikle de büyük ölçekteki toplumsal alanlarda yaşanan krizlerin ve yaratıcı üretimdeki çıkmazlarla birlikte yaşandığı bir ortam yaratmıştır. Sosyal ya da politik kriz dönemlerinde, özellikle de Covid-19 salgını ortaya çıktığında kapılarını kapatmaya zorlanan ilk yapılar tiyatrolar ve sahne sanatlarında üretim yapan topluluklardır. Bu durum da sıklıkla bu sektördeki sürdürülebilir olma konusunu gündeme taşımaktadır.
Bu krizi analiz etmek ve ekonomik-politik düzenin içinde giderek sıkışan ve zaman zaman üretimi durma noktasına gelen bu sektöre yeni bir soluk kazandırmak, yeni ekonomik açılımlar bulmak ve çalışma modelleri geliştirmek tüm dünyada sürekli olarak tartışmaların, araştırmaların gündemi olmaya devam etmektedir.
Uluslararası alanda sürdürülen krizden çıkma ve yeni modeller oluşturma araştırmaları 4 farklı başlıkta bir araya getirilebilir:
1- Farklı çalışma modelleri ve ortaklıklar: sahne sanatları alanında üreten kurumların, toplulukların çalışma yapılarına ve yönetim sistemlerine yeniden bakmak
2- Ekonomik eşitlik ve iş gücü: Sahne sanatları alanında çalışanların eşit şartlara sahip olması
3- İçerik ve biçim: Buluşlar ve farklı çalışmalarla içerik ve biçimde yeni yöntemlere olanak sağlamak.
4- Seyirci ve etki: Sahnelenen çalışma/eser kim için ve bu çalışma/eserlere nasıl ulaşılabiliriz?
Günümüzde, sahnelerdeki prodüksiyonların sayısının artması bu alandaki krizin tümüyle üstesinden gelindiğine dair bir yanılgıyı da beraberinde getirmektedir.
| Keywords | sahne sanatları, prodüksiyon, seyirci ve etki, kriz |
|---|---|
| figen.yilmaz@bilgi.edu.tr |